15.09.2022 SAAT: 13:00 Tarihli %50 Kabuklu Fındık Fiyatı Brüt: 45.00 TL/KG Net: 44.00 TL/KG
 

HASBİL FINDIK SINCE 1988

Fındığın Tarihçesi

Giriş

  • Fındık sözcüğü, Antik Çağda Karadeniz' in adı olan "Pont Exinus" tan türetilen "pontik" sözcüğünden meydana gelmiştir. Plinus da, Pontos kıyılarından getirildiği için, fındığa "Pontos cevizi" denildiğini kaydetmiştir.
  • Fındık Akdeniz, Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine Doğu Karadeniz' den adını da beraber getirerek yayılmıştır. Fındık sözcüğünün Farsçası "fonduk", Arapçası "bunduk", Latincesi "nux", Almancası "haselnuss", Fransızcası "noisette", İngilizcesi "hazelnut", Rumcası "leptokarion", Ermenicesi "kalin", Tatarcası "çitlevük", eski Yunancası "funduki", İtalyancası "nocciola", İspanyolcası "avellana", Portekizcesi "avella", Romencesi ise "aluna" dır.
  • Fındık kültürünün Türkler arasında yayılmasının üç devre içerisinde olduğu bildirilmektedir. Birinci devre, Türklerin Ortaasya' da oldukları devredir, orada fındığa "kosık" ya da "kosuk" denilmektedir. İkinci devre, Batı Türklerinin fındık için "çetlevük" sözünü kullandıkları devredir.
  • Üçüncü devrede ise, Anadolu Türkleri fındığı Arap etkisi ile "bunduk" ve bundan değiştirerek "fındık" şeklinde adlandırmışlardır.

Eski ve Ortaçağ Kaynaklarında Fındık

  • Fındığın anavatanı hakkında birçok yazar, tabiat bilgini ve tarihçi değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Arkeolojik kazılar MÖ 10000 li yıllarda fındığın mezolitik diyetlerin bir parçası olduğunu kanıtlamaktadır.
  • kaynaklarında M.Ö. 2838 yıllarında Çin' de yetiştiriciliğinin yapıldığı ifade edilen fındığın Tanrı' nın insanlara ihsan eylediği beş kutsal meyveden birisi olduğu bildirilmektedir.
  • Antik Çağ' ın büyük tarihçisi Herodotos (MÖ 490-425), Herodot Tarihi olarak adlandırılan eserinde fındığın Karadeniz' in doğusunda yetiştirildiğini yazarken, antik Çağ' da fındığın yağının nasıl çıkarıldığını da tarif etmektedir.
  • içlerinin bir torbaya konulup sıkılmasıyla fındık yağı elde edilmesi, günümüzde, kırsal kesimde zeytinden ve fındıktan yağ elde edilmesinde kullanılan usullere benzemektedir.
  • Milattan önce 372-287 tarihleri arasında yaşamış olan Yunanlı filozof Theophrastos fındıktan şu şekilde bahsetmektedir: "Pontus cevizi-fındığın yabanilikten kurtarılıp ehlileştirilmesi için asıl kökten alınıp başka bir yere dikilmesi kafi gelir. Bu suretle kışa daha mütehammil olan fındık iki cins olup birisi yuvarlak yani tombul, diğeri ise uzunca sivridir. Fındık fidanı sulak yerlerde daha iyi yetişmektedir."
  • Fındık ağacının Uygurlar tarafından bilindiği ve hatta kutsal ağaçlardan sayıldığı, eski Yunan ve Roma mutfağında sosların yapımında fındığın sıkça kullanıldığı, MS 200 yılı civarında yaşamış olan Athenaeus' un Deipnosophist adlı eserinde "ballı ve kuruyemişli tatlı" tarifinde   fındığın yer aldığı, Plinius (MS 23-79)' un Tabiat Tarihi adlı eserinde fındıktan "Avellinea" ve "Pontus cevizi" olarak bahsettiği bildirilmektedir.
  • Fındığın tarihi ile ilgili yapılan bir araştırmada, İsviçre' nin Rohen havzasında tarihin ilk çağlarında, insanların göllerin sığ yerlerinde kazıklar üzerine barınaklar kurdukları devirlerde fındığın besin olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.

Selçuklular ve Osmanlı Döneminde Fındık

  • Türk kaynaklarında fındık ağacından söz edilen en eski eser Uygur Destanı' nın İran rivayetidir: "Tuğla ve Selenga ırmaklarının birleştiği yerde bir kayın ve fındık ağacı arasında bulunan bir dağ kabardı ve yarıldı. İçinden beş çocuk çıktı."
  • Büyük Türk Bilgini İbn-i Sina (930-1037) El Kanun Fi't-Tıbb adlı eserinde çeşitli hastalıklarda kullanılan bir ilaç olarak fındıktan bahsetmektedir.
  • 13. yüzyılda yaşamış olan Ispartalı Seyrani  Karadeniz Bölgesine yaptığı ziyaret esnasında Giresun' da bol miktarda fındık yetiştiğinden bahsetmektedir. Yine Evliya Çelebi Trabzon bölgesine yaptığı  bir seyahatte "Dağlarında taşlarında cümle ormanları fındıklıktır" diye bahsetmektedir.
  • Fındığın uluslararası ticaret malı olarak satışını gösteren ilk yazılı belge 1403 yılını taşımaktadır. İspanya kralı III. Henri, 1403 yılında Timur' a elçi gönderir, elçi Timur ile görüşür, Trabzon' dan İstanbul' a deniz yoluyla döner. Yolculuk izlenimlerini yazdığı Seyahatnamesinde şu cümle yazılıdır: 17 Eylül 1403' te Trabzon' dan; kaptan Nicolos Cojen yönetimindeki fındık yüklü bir gemiyle 25 günde İstanbul' a gittik.
  • Fransa ile 1737 yılında, I. Mahmut (1730-1754) döneminde ticaret anlaşması yapılır. Bu antlaşmaya göre Fransa' ya satılacak ürünler arasında fındık da vardır.
  • Türk fındıklarının, özellikle Avrupa ülkelerinde tanınması 18. yüzyılın ikinci yarısından sonradır. 1782 yılında Rusya' ya, 1792 yılında Romanya' ya, 1875 yılında Belçika' ya fındık dışsatımının başladığı bildirilmiştir. İç fındığın ilk dışsatımı 1879 yılında yapılmıştır. 1906 yılında Sırbistan' a, 1907 yılında Almanya' ya, 1909 yılında Marsilya' ya (Fransa), 1912 yılında ABD' ye fındık dışsatımı başlamıştır.